“İki yaşına geldi, hâlâ konuşmuyor.” Serdivan’daki kurumumuzda tanışma görüşmelerinde ve gün sonu sohbetlerinde bize en sık gelen gelişim sorularından biri bu. 2 yaşında konuşmayan çocuk için velinin ilk sorusu “normal mi” oluyor; ikincisi “konuşma gecikmesi ne zaman endişe verici, birine mi göstersem”. Bu yazıda ikisine de genel çerçevede cevap vermeye çalışacağız; teşhis koymadan, ama ne zaman beklememeniz gerektiğini açıkça söyleyerek.
2 yaşında kaç kelime beklenir? Yaşa göre genel çerçeve
Dil gelişimi çocuktan çocuğa geniş bir aralıkta ilerliyor; bu yüzden aşağıdaki sayıları eşik değil, yön olarak okuyun.
- 12 ay civarı — çoğu çocuk ilk anlamlı kelimelerini söylüyor: “anne”, “baba”, “mama”, “ver”. Kelime sayısından çok, sesin belirli bir kişiyi ya da nesneyi işaret etmesi önemli.
- 18 ay civarı — kelime dağarcığı belirgin biçimde artıyor; çocuk istediğini göstererek ve tek kelimeyle anlatıyor.
- 2 yaş civarı — çoğu çocuk iki kelimeyi birleştirmeye başlıyor: “anne gel”, “su ver”, “baba yok”. Söylediklerinin önemli bir kısmı yakınları tarafından anlaşılıyor.
- 3 yaşına doğru — cümleler uzuyor; yabancıların da anlayabildiği bir konuşma oturuyor.
“2 yaşında kaç kelime konuşmalı” sorusuna tek bir sayı vermek dürüst olmaz. Bazı çocuklar iki yaşında yirmi otuz kelimeyle idare ederken bazıları küçük cümleler kuruyor. Bizim 2 – 3 yaş grubumuzda bu farkı her gün görüyoruz. Asıl soru kelime sayısı değil, çocuğun aylar içinde ileri gidip gitmediği.
Anlama konuşmadan önce gelir: asıl bakılacak şey bu
Konuşma, dil gelişiminin görünen tarafı. Görünmeyen tarafı anlama; o da konuşmadan aylar önce başlıyor. İki yaşındaki bir çocuk az konuşuyor ama “ayakkabını getir” dediğinizde getiriyorsa, “top nerede” dediğinizde bakıyorsa, adını duyunca dönüyorsa dil onda çalışıyor demektir; yalnızca çıkış kısmı geride.
Bu yüzden velilere ilk sorduğumuz şey kelime sayısı değil: “Söyledikleriniz ona ulaşıyor mu?” İkinci sorumuz iletişim isteği. Çocuk size bir şey göstermek için parmağıyla işaret ediyor mu, istediğini almak için elinizi çekiyor mu, göz göze geliyor mu, taklit ediyor mu? İşaret etme, taklit ve ortak dikkat, kelimelerin üzerine kurulacağı zemin. Zemin sağlamsa konuşma çoğu zaman geç de olsa geliyor.
Az konuşan ama iyi anlayan çocukla, hem az konuşan hem az anlayan çocuk aynı durumda değil.
2 yaşında konuşmayan çocuk için hangi işaretlerde beklemeyin?
“Bekleyelim, açılır” cümlesi bazen doğru, bazen değerli zaman kaybettiriyor. Geç konuşan çocukların bir kısmı gerçekten kendiliğinden açılıyor; aşağıdakiler ise teşhis listesi değil, çocuk doktoruna gitmeyi ertelememeniz gereken durumlar.
- Bebeklikte, 12 ay civarında hâlâ hece tekrarı (“ba-ba”, “da-da”) yoksa.
- Adına tepki vermiyor, yüksek seslere dönüp bakmıyorsa.
- 18 aylıkken hiç anlamlı kelime yoksa.
- 2 yaşında hiç kelime yoksa; ya da kelimeler var ama aylardır artmıyor ve iki kelimeyi yan yana getirmeye hiç başlamıyorsa.
- Basit yönergeleri (“gel”, “ver”, “otur”) anlamıyorsa.
- İşaret etmiyor, göz teması kurmuyor, taklit etmiyorsa.
- Daha önce söylediği kelimeleri kullanmayı bıraktıysa. Gerileme, tek başına doktora gitme sebebidir.
İlk adres çocuk doktorunuz. Genellikle ilk istenen şey işitme testi oluyor; çünkü geçici bir işitme düşüklüğü bile konuşmayı geciktirebiliyor ve dışarıdan fark edilmesi zor. Doktor gerekli görürse dil ve konuşma terapistine ya da gelişimsel değerlendirmeye yönlendiriyor; hangi uzmana gideceğinize kendi başınıza karar vermek zorunda değilsiniz.
Şunu da söyleyelim: bir değerlendirmeden “her şey yolunda” diye çıkmak, gitmemiş olmaktan iyidir.
Evde işe yarayan beş şey: ekranı azalt, yorumla, bekle, genişlet, kitap oku
2 yaşında konuşmayan çocuk için evde yapılabilecek şeyler basit; zor olan, her gün yapmak.
1. Ekranı azaltın. Ekran, çocuğa konuşan ama cevap beklemeyen bir kaynak; dil ise karşılıklı ilişkide öğreniliyor. Evde ekranın nasıl sınırlanacağını okul öncesi ekran süresi yazısında anlattık.
2. Sesini yorumlayın. Çocuk “ba” deyip topa uzanıyorsa “Top. Topu istiyorsun.” deyin. Onun sesine kelime giydiriyorsunuz; düzeltmiyorsunuz.
3. Bekleyin. En zor madde bu. Çocuğun istediğini daha söylemeden vermek, konuşma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Suyu uzatmadan önce birkaç saniye durup göz göze gelin; “Ne istiyorsun?” diye sorun. Sessizlik boşluk değil, davet.
4. Genişletin. Çocuk “araba” diyorsa siz “kırmızı araba gidiyor” deyin. Tek kelimeye bir iki kelime ekliyorsunuz; tekrar ettirmiyorsunuz.
5. Her gün kitap okuyun. Uzun hikâye şart değil; aynı resimli kitabın onuncu kez okunması, iki yaşındaki çocuğun ihtiyaç duyduğu şeyin ta kendisi. Resmi gösterip “bu ne?” diye sınamaktan çok, siz adlandırın; çocuk isterse tekrar etsin.
Bir de yapılmaması gereken şey var: çocuğu konuşturmaya zorlamak. “Söyle bakayım, su de” baskısı çoğu çocukta konuşmayı artırmıyor, konuşma isteğini düşürüyor.
İki dil konuşmayı geciktirir mi? İngilizce dersi olan kreşte durum
Bunu özellikle İngilizce dersinin her gün olduğunu öğrenen veliler soruyor: “Zaten az konuşuyor, bir de İngilizce duyarsa karışmaz mı?”
Genel görüş şu: iki dile aynı anda maruz kalmak, tek başına konuşmayı geciktirmiyor. İki dille büyüyen çocuklar kelimelerini bazen iki dile paylaştırıyor, cümle içinde iki dili karıştırıyor; bu bir sorun değil, iki dilliliğin doğal görünümü. İki dildeki kelimeler birlikte sayıldığında tablo çoğu zaman yaşına uygun çıkıyor. Bu bir tıbbi görüş değil, alandaki genel kabul; endişeniz varsa doktorunuzla konuşmanız daha doğru.
Bizdeki İngilizce zaten ders masasında geçmiyor: Türkçe bilmeyen bir öğretmen, oyun ve şarkıyla, günün içinde. Okul öncesinde İngilizcenin neden öğretilmediğini, yaşandığını okul öncesinde İngilizce yazısında anlattık. Konuşması geciken bir çocuk için İngilizce saatinde beklentimiz kelime üretmesi değil; ritme, tekrara ve şarkıya katılması. Konuşma adımını zorlamıyoruz; sırası çocuğa göre değişiyor.
Kreş konuşmayı geliştirir mi? Akran, şarkı ve öğretmenin dil modeli
“Kreşe başlarsa konuşur mu?” sorusuna dürüst cevap şu: kreş konuşmayı tek başına çözmez ama konuşmanın ihtiyaç duyduğu ortamı her gün sağlar. Uygulamada şunu görüyoruz: evde her isteği söylemeden anlaşılan bir çocuk, sınıfta aynı oyuncağı isteyen iki yaşındaki bir başka çocukla karşılaştığında konuşmak için ilk kez gerçek bir sebep buluyor.
2 yaşında konuşmayan çocuk için kreşin katkısı dört yerden geliyor.
- Akran. Yaşıtlar birbirinin dilini kolayca taklit ediyor. Yetişkinin kusursuz cümlesinden çok, arkadaşının “benim” demesi çocuğu harekete geçiriyor.
- Şarkı ve tekerleme. Aynı şarkının her gün aynı saatte söylenmesi; ritim ve tekrar. İki yaşındaki çocuk kelimeyi çoğu zaman böyle yakalıyor.
- Günlük tekrar. Kahvaltı, el yıkama, bahçe, uyku. Her geçiş anında aynı cümleler kuruluyor. Çocuk “ellerimizi yıkıyoruz” cümlesini yüzüncü kez duyduğunda artık kendisi söylüyor.
- Öğretmenin dil modeli. Öğretmen çocuğun yaptığını sesli anlatıyor, kısa ve net konuşuyor, cevap için bekliyor. Evde önerdiğimiz “yorumla, bekle, genişlet” üçlüsü sınıfta günün doğal parçası.
Bir de karşı tarafı var. Kalabalık ve gürültülü bir sınıfta az konuşan çocuk kolayca görünmez olabiliyor. Sakarya’da kreş gezerken sınıfın kalabalığına bakmanızı bu yüzden öneriyoruz; küçük yaş gruplarında mevcudu düşük tutmamızın bir gerekçesi de bu. Öğretmenin bir çocukla göz göze gelip beklemeye vakti olmalı.
Bizde çocuk gelişimi uzmanı ve rehberlik dil gelişimini nasıl izliyor?
Kurumumuzda tüm çocuklar düzenli aralıklarla çocuk gelişimi uzmanı tarafından bireysel takip ediliyor. Bu çocuk gelişimi takibi bir test günü değil; uzman çocuğu kendi sınıfında, oyun ve arkadaş ilişkisi içinde gözlemliyor. Dil kullanımı bu gözlemin sabit başlıklarından biri: çocuk ne kadar anlıyor, iletişim isteği nasıl, kelimeleri aylar içinde artıyor mu.
Gözlemler sizinle paylaşılıyor. Çoğu görüşme “yolunda gidiyor, şunları evde sürdürün” diye bitiyor. Bir çocukta konuşma gecikmesi düşündüren bir seyir görürsek bunu bekletmeden söylüyoruz ve rehberlik desteğimizle birlikte çocuk doktorunuza başvurmanızı öneriyoruz. Teşhis koymak bizim işimiz değil; zamanında fark edip yönlendirmek bizim işimiz. Uzman takibinin evde neye karşılık geldiğini çocuk gelişimi uzmanı takibi yazısında anlattık.
Çocuğunuz iki yaşında ve konuşması sizi düşündürüyorsa önce çocuk doktorunuza gidin; bu adımı hiçbir kreş sohbeti ertelememeli. Sonrasında isterseniz Serdivan’daki binamızda bir saat belirleyip 2 – 3 yaş sınıfını gezebilir, günlük akışı ve İngilizce saatini yerinde görebilirsiniz. Randevuyla düzenlediğimiz ücretsiz deneme gününde çocuğunuzu bir gün grubun içinde görmek, telefonda anlatacağımız her şeyden fazlasını söylüyor.




