Akşam alma saatinde sorulan “bugün nasıl geçti?” sorusunun cevabı çoğu zaman “iyiydi” oluyor. Bu cevap kimseyi tatmin etmiyor ama sorunun kendisi de aslında cevaplanması güç bir soru: bir çocuğun dokuz saatini üç kelimeye sığdırmak mümkün değil.
Somut bilgi almanın yolu, soruyu daraltmaktan geçiyor. Bunun ön koşulu günün akışını bilmek; kreşte bir günün nasıl geçtiğini bilen bir veli, “uyku saatinde ne oldu” diye sorabiliyor.
Daha iyi çalışan sorular
Bunlar bizde işe yarayan sorular; hangi kurumda olursanız olun kullanabilirsiniz:
- “Bugün en çok neyle uğraştı?” Çocuğun o gün nerede zaman geçirdiğini gösterir.
- “Öğle yemeğinde ne yedi, ne kadar yedi?” “İyi yedi” yerine somut bir cevap alırsınız. Evde seçici yiyen bir çocuğunuz varsa bu cevap ayrıca değerli; kreşte neden daha iyi yediğini ayrı bir yazıda anlattık.
- “Uykuya ne kadar sürede daldı?” Uyku, gün içindeki genel hâlin en iyi göstergelerinden biri.
- “Kiminle oynadı?” Sosyal ilişkilerin nasıl ilerlediğini takip etmenin en basit yolu.
- “Zorlandığı bir an oldu mu?” Bu soruyu sormak, öğretmene olumsuz bir şey söyleme izni verir. Çoğu öğretmen sormadan olumsuz bir şey aktarmakta tereddüt eder.
Son madde önemli. Veli sormadıkça öğretmenlerin kötü haberi geciktirme eğilimi var; bunun sebebi gizlemek değil, veliyi üzmemek isteği.
Zamanlama meselesi
Alma saati, ayrıntılı konuşmak için en kötü zamandır. Öğretmen aynı anda birkaç çocuğu teslim ediyor, siz de aceledesiniz. Bu beş dakikada ancak günün özeti aktarılabiliyor.
Konuşulacak ciddi bir konu varsa ayrı bir zaman isteyin. Bizde bu her zaman mümkün; ayrıca çocuk gelişimi uzmanımız düzenli olarak gözlemlerini paylaşıyor.
Bizim tarafımızdaki taahhüt
Bunlar bizim kendimize koyduğumuz kurallar:
Kötü haberi geciktirmiyoruz. Çocuğunuz bir arkadaşını ittiyse, bir gün boyunca hiç yemek yemediyse ya da alışılmadık biçimde içine kapandıysa bunu aynı gün söylüyoruz.
Somut konuşuyoruz. “Bugün biraz huzursuzdu” yerine “sabah 10 gibi ağladı, kum masasında sakinleşti, sonrası iyiydi.”
Karşılaştırma yapmıyoruz. Çocuğunuzu başka bir çocukla kıyaslayan bir cümle kurmuyoruz. Kıyas, veliyi gereksiz yere kaygılandırıyor ve çocuğa hiçbir faydası yok.
Sorulmadan da anlatıyoruz. Bir gelişme ya da bir zorlanma varsa, siz sormadan söylüyoruz.
Veli tarafında işe yarayan iki şey
Evdeki değişiklikleri paylaşın. Taşınma, kardeş doğumu, evde bir hastalık, uzun bir misafirlik — bunlar çocuğun kurumdaki davranışını doğrudan etkiliyor. Bilmediğimiz bir değişikliğin sonucunu sınıfta anlamlandıramıyoruz.
Çocuğun yanında kurumu tartışmayın. Eleştiriniz olduğunda bize doğrudan söyleyin. Çocuğun duyduğu her tereddüt, ertesi sabah kapıda geri geliyor.
İşbirliği, nezaket değil yöntem
Veli-okul işbirliği güzel bir slogan olarak kullanılıyor ama aslında pratik bir yöntem. Evde ve kurumda aynı dili konuşan bir çocuk, iki farklı düzen arasında gidip gelen bir çocuktan çok daha hızlı ilerliyor.
Bu iletişimin nasıl işlediğini merak ediyorsanız kayıt görüşmesinde ayrıntısıyla anlatıyoruz. Bize ulaşmak için bir arama yeterli.




