Arabacıalanı, Zarif Sk. No:31, 54000 Serdivan / Sakarya0554 223 54 0007:00 – 18:30Cumartesi de açık“1 Gün Bizimle Ol” deneyim günü
Gelişim7 dakika okuma

Kreşe gitmeyen çocuk sosyalleşemez mi? Okul öncesi sosyal gelişim

Sakarya’da çocuğu evde ya da büyükannesiyle büyüyen velilerin bize en sık sorduğu soru şu: kreşe gitmezse sosyalleşemez mi? Kısa cevap: sosyalleşir. Okul öncesi sosyal gelişim evde başlıyor ve kreşe hiç gitmeyen çocuk da bu yoldan geçiyor. Ama akran grubu, yetişkinin öğretemediği birkaç şeyi öğretiyor. Bu yazı tam olarak o farkı anlatıyor.

Aynı blok kulesini birlikte kuran iki çocuk, üçüncüsü izliyor

Sakarya’da çocuğu evde ya da büyükannesiyle büyüyen velilerin bize en sık sorduğu soru şu: kreşe gitmezse sosyalleşemez mi? Kısa cevap: sosyalleşir. Okul öncesi sosyal gelişim evde başlıyor ve kreşe hiç gitmeyen çocuk da bu yoldan geçiyor. Ama akran grubu, yetişkinin öğretemediği birkaç şeyi öğretiyor. Bu yazı tam olarak o farkı anlatıyor.

Dürüst cevap: evde büyüyen çocuk da sosyalleşir

Sosyalleşme kreşte başlayan bir şey değil. Bebek ilk aylardan itibaren annesinin yüzünü okuyor, göz teması kuruyor, sese sesle karşılık veriyor. Kardeş, kuzen, komşu, parktaki çocuklar, bakkaldaki tanıdık yüz; hepsi bu sürecin parçası. Sevgiyle ve ilgiyle büyüyen bir çocuk, kreşe gitmese de insanlarla ilişki kurmayı öğreniyor.

Bu yüzden “kreşe gitmeyen çocuk sosyal olarak geri kalır” cümlesini biz kurmuyoruz; doğru değil. Sorulması gereken şey başka: evdeki ilişkilerin öğretemediği bir şey var mı? Var. Çünkü evdeki bütün ilişkiler yetişkinle kuruluyor ve yetişkin çocuğa uyum sağlıyor. Anne oyuncağını bırakıyor, büyükanne sırasını veriyor, baba oyunu çocuğun istediği yönde kurmaya razı oluyor. Akran bunların hiçbirini yapmıyor.

Akran grubunun başka türlü öğrettiği dört şey: sıra, paylaşma, çatışma, kural

Uygulamada bir çocuğun grupta öğrendiği şeyleri dört başlıkta topluyoruz. Dördü de evde anlatılabilir; ama yalnızca akranla yaşanabilir.

Sıra beklemek. Evde kaydırağın başında bekleyen kimse yok. Grupta önünde üç çocuk var ve hiçbiri sırasını vermeye niyetli değil. Beklemek, o üç çocuğun varlığıyla öğreniliyor.

Paylaşmak. Evdeki her oyuncak çocuğun. Sınıfta kırmızı kamyon bir tane ve onu isteyen üç çocuk var. “Sen bitince ben alayım” cümlesi ilk kez burada işe yarıyor.

Çatışmayı çözmek. İtme, ağlama, “benim” çığlığı. Bu anlar kötü sinyaller değil; okul öncesi sosyal gelişimin ham maddesi. Çocuk kendi çözümünü ilk kez akranla deniyor: ya oyuncağı bırakıyor, ya sırayla oynamayı öneriyor ya da öğretmeni çağırıyor. Üçü de bir öğrenme.

Kural. Evde kural anne babadan geliyor; grupta kural grubun. Oyuncaklar toplanmadan yemeğe geçilmiyor, sabah çemberinde konuşan bitmeden söz alınmıyor. Kuralın kişiye değil ortama ait olduğunu anlamak, ilkokulda en çok işe yarayacak becerilerden biri.

Oyun içinde pazarlığın nasıl öğrenildiğine oyun temelli öğrenme yazımızda değindik; burada önemli olan şu: bu dört şey ders olarak öğretilmiyor, yaşanarak öğreniliyor.

Oyun evreleri: yalnız oyundan birlikte oyuna

Velilerin “benim çocuğum diğerleriyle oynamıyor” kaygısı çoğu zaman oyun evrelerinin bilinmemesinden kaynaklanıyor. Okul öncesi sosyal gelişimi anlamanın en kestirme yolu bu evrelere bakmak. Çocuklar birlikte oynamaya bir günde geçmiyor; kabaca şu sırayı izliyorlar. Yaş aralıkları yaklaşık, her çocuk kendi hızında ilerliyor.

  • Yalnız oyun (yaklaşık 2 yaşa kadar). Çocuk kendi oyuncağıyla, kendi dünyasında oynuyor. Yanındaki çocukla ilgilenmemesi normal.
  • İzleyici oyun. Diğer çocukları izliyor, bazen yorum yapıyor ama katılmıyor. Bu evre genellikle kısa sürüyor ve çoğu zaman bir sonrakine geçişin işareti.
  • Paralel oyun (yaklaşık 2 – 3 yaş). İki çocuk yan yana, aynı malzemeyle ama ayrı oynuyor. Dışarıdan “birlikte oynamıyorlar” gibi görünüyor; oysa birbirlerini sürekli izliyor ve taklit ediyorlar.
  • Birlikte oyun (yaklaşık 3 yaştan sonra). Ortak bir amaç var: kule kurmak, evcilik oynamak, market açmak. Roller dağıtılıyor, kurallar konuşuluyor. Akran ilişkisi asıl burada başlıyor.

Bu sıralama önemli, çünkü 2 yaşındaki bir çocuğun paralel oynaması bir sorun değil; tam da yaşının gereği. Birlikte oyunun belirginleştiği dönem 3 – 4 yaş; bizde bu grubu anlatırken arkadaşla oyunun öne çıkmasının nedeni de bu.

Tek çocuk ve büyükanne bakımı: parktaki arkadaşlar yeterli mi?

Sakarya’da en sık karşılaştığımız tablo şu: tek çocuk, anne baba çalışıyor, gündüz büyükanne bakıyor. Bu iyi bir düzen; çocuk güvende, sevgi görüyor, tanıdık bir evde. Aileler eksik bir şey olduğunu değil, bir şeyin tekrar etmediğini fark ediyorlar.

Parktaki arkadaş tesadüfi. Bugün gelen çocuk yarın gelmiyor; dün paylaşılamayan kova bugün ortada yok. Akran ilişkisinin öğretici olan kısmı süreklilik: aynı çocukla dün kavga edip bugün yeniden oynamak, onun neye üzüldüğünü bilmek, oyunu kaldığı yerden sürdürmek. Bu, her gün değişen bir park kalabalığında oluşmuyor.

Adapazarı’ndan Serdivan yönüne işe giderken çocuğunu yol üstünde bırakmak isteyen ailelerin tanışma görüşmesinde en sık kullandığı ifade “evde sıkılıyor” oluyor. Büyükannesiyle sabah güzel geçiyor, öğleden sonra çocuk ne yapacağını bilemiyor. Bu sıkılma bir eksiklik değil; çocuğun akrana hazır olduğunun işareti.

Kreş, sosyalleşmenin tek yolu değil; düzenli ve tanıdık bir akran grubunun en pratik yolu.

Sürekli görüşülen kuzenler, komşu çocuklarıyla haftalık buluşmalar da işe yarıyor. Kreşin farkı, bunu her gün, aynı yüzlerle ve bir yetişkinin gözetiminde sağlaması. Kreş mi bakıcı mı yazısında sosyalleşmeyi karar listesine bilerek almadık; çünkü bir yaşında kreşe başlamanın gerekçesi sosyalleşme değil, düzen ve süreklilik olmalı. Konuyu ayrı bir yazıda ele alacağımızı söylemiştik; bu, o yazı.

Utangaç çocuk kreşte zorlanır mı? Zorlama değil, güvenli tekrar

Utangaç çocuğun velisi çoğu zaman iki uçtan birine kayıyor: ya “kreşte ezilir” diye erteliyor ya da “kreşe gidince açılır” diye ilk gün tam güne bırakıyor. İkisi de işe yaramıyor. Utangaç çocuk için işe yarayan şey güvenli tekrar: aynı sınıf, aynı öğretmen, aynı sabah çemberi, her gün aynı saatte. Çocuk önce izliyor, birkaç gün sonra grubun yanına oturuyor, haftalar içinde ilk kez söz alıyor. Bu adımları hızlandırmaya çalışmıyoruz; çocuğun kendi hızında attığı adım çoğu zaman geri gelmiyor.

Drama dersinin bu çocuklar için neden beklenmedik biçimde işe yaradığını utangaç çocuk ve drama dersi yazısında anlattık; kısaca, bir rolün arkasına geçmek kendi adına konuşmaktan daha kolay.

Okul öncesi sosyal gelişimde ne zaman uzman gözü gerekir?

Çoğu durumda gerekmiyor; çocuk kendi hızında ilerliyor. Ama şu gözlemler birikiyorsa birlikte bakmakta fayda var:

  • Çocuk yaşıtlarına hiç ilgi göstermiyor; onları izlemiyor, taklit etmiyor.
  • Adı söylendiğinde dönmüyor, göz teması kurmuyor.
  • 4 yaşını geçtiği hâlde hiçbir birlikte oyuna girmiyor, hep tek başına.
  • Isırma ve vurma 3 yaşından sonra da sıklığını koruyor ya da artıyor.

Bu gözlemleri çocuk doktorunuzla da paylaşmanızı öneririz. Isırma ve vurma içinse önce şunu söyleyelim: 2 – 3 yaşta yaygın ve dil geliştikçe çoğunlukla azalıyor; öfke krizi yazımızda bu mekanizmayı ve kriz anında ne yapılacağını anlattık.

Bizde tüm çocuklar düzenli aralıklarla çocuk gelişimi uzmanı tarafından bireysel olarak takip ediliyor. Sosyal gelişim bu takibin ayrı bir sınav günü değil; oyun ve arkadaş ilişkileri üzerinden izlenen bir parçası. Gözlemi sizinle paylaşıyoruz; bir konuya daha yakından bakılması gerekiyorsa yönlendiriyoruz. Tanı koymak bizim işimiz değil, doğru zamanda doğru kapıyı göstermek işimiz.

Bizde sosyalleşme nasıl destekleniyor

Serdivan Arabacıalanı’ndaki kurumumuzda okul öncesi sosyal gelişimi ayrı bir ders olarak değil, günün kuruluşuyla destekliyoruz. Dört şey yapıyoruz.

Küçük grup. Büyük yaş grubunda sınıf mevcudu en fazla 16 çocuk; küçük yaş grubunda en fazla 10. Öğretmenin çatışmaları görebildiği ve araya girebildiği bir ölçek bu.

Öğretmenin arabuluculuğu. İki çocuk aynı kamyonu istediğinde öğretmen kamyonu alıp kaldırmıyor, çocukları da ayırmıyor. “İkiniz de bunu istiyorsunuz, ne yapabiliriz?” diye soruyor ve çözümü çocukların bulmasını bekliyor. Çözüm bazen “sırayla”, bazen “ikimiz birlikte” oluyor; ikisi de bir sonraki çatışmada işe yarıyor.

Rutin. Sabah çemberi, etkinlik saati, yemek, uyku, serbest oyun; her gün aynı sırayla. Rutin, özellikle utangaç ve tek çocuklar için grubu öngörülebilir kılıyor.

Yaşa göre odak. 3 – 4 yaş grubunda çocuk oyununu artık arkadaşıyla kuruyor; sırasını bekleyip söz almak ve iki çocuk aynı oyuncağı isteyince ne olacağını denemek bu grubun günlük çalışması. Drama dersi de bu yaşta grup içinde var olmayı çalışıyor.

Bir çocuk gruba dahil olmakta zorlanıyorsa sınıf öğretmeni, çocuk gelişimi uzmanı ve rehberlik birlikte çalışıyor; psikolojik danışmanımız gerektiğinde sizinle de görüşüyor.

Çocuğunuzun grupta nasıl davrandığını merak ediyorsanız anlatmaktan çok göstermeyi tercih ediyoruz. Randevuyla planlanan ücretsiz deneme gününde çocuğunuz bir günü bizimle geçiriyor; siz de günlük akışı ve öğretmenleri yerinde görüyor, çocuğunuzun ortama nasıl tepki verdiğini kendi gözünüzle izliyorsunuz. Sakarya’nın neresinden gelirseniz gelin, önce arayıp bir gün belirleyelim.

Bu konuda sık sorulanlar

2 yaşındaki çocuk neden diğer çocuklarla oynamıyor?

Çünkü yaklaşık 2 – 3 yaş paralel oyun evresidir: çocuk yanındaki çocukla aynı malzemeyle ama ayrı oynar, onu izler ve taklit eder. Bu ilgisizlik değil, birlikte oyuna hazırlıktır. Ortak amaçlı birlikte oyun genellikle 3 yaştan sonra belirginleşir; her çocuk bu evreyi kendi hızında geçer.

Çocuğum kreşte arkadaş edinemiyor, ne yapmalıyım?

Önce öğretmenle konuşun ve sınıfta ne gözlemlendiğini sorun: çocuk izliyor mu, yaklaşıyor mu, geri mi çekiliyor? Çoğu çocuk için çözüm zaman ve tekrar; öğretmenin onu tek bir çocukla küçük bir oyunda eşleştirmesi de işe yarıyor. Evde “neden arkadaşın yok” diye sormak yerine gün içinde kiminle ne oynadığını sorun. Haftalar geçtiği hâlde değişiklik yoksa rehberlik desteğiyle birlikte bakılır.

Kreşte ısıran veya vuran çocuk sosyal gelişimde geri mi?

Hayır. Isırma ve vurma 2 – 3 yaşta yaygındır; çocuk istediğini ya da öfkesini kelimeyle anlatamadığında beden devreye girer. Dil geliştikçe çoğunlukla kendiliğinden azalır. Öğretmenin tutarlı biçimde “ısırmak yok, söyle” deyip çocuğa kelime vermesi süreci kısaltır. 3 yaşından sonra sıklığı artıyorsa birlikte gözlemlemekte fayda var.

Tek çocuk kreşe daha mı zor alışır?

Her zaman değil; ama tek çocuk için paylaşmak ve sıra beklemek genellikle daha yeni beceriler, çünkü evde bu ikisini deneyeceği bir akranı olmadı. İlk haftalarda oyuncak kavgası ya da geri çekilme görülebilir; bu geri kalmışlık değil, ilk kez yaşanan bir durum. Kademeli uyum ve aynı rutinle çoğu tek çocuk birkaç hafta içinde gruba yerleşiyor.

Mutfağımızı görmek ister misiniz?

Randevu için bizi arayın ya da ön kayıt formunu doldurun.

Ön kayıt yap0554 223 54 00
WhatsApp